Glokom Nedir?

Glokom, halk arasında göz tansiyonu olarak bilinir ve tüm dünyada en sık 2. körlük nedenidir. Glokom, optik sinir dediğimiz göz sinirinin ilerleyici hasarıdır. Sonucunda görme kaybına neden olur.

Optik sinir, yüzbinlerce sinir lifinden oluşur. Adeta gözümüzün elektrik şebekesidir. Retina üzerine düşen görme sinyalleri, optik sinir yoluyla beyindeki görme merkezine taşınır. Bu sinir liflerindeki hasarlar görme alanında kayba neden olur.

Glokomda hasar, göz içi basıncındaki artışa bağlı olur. Ancak hastaların beşte birinde göz tansiyonu yükselmeden de hasar olabildiği bilinmektedir. Öte yandan bir kısım hastada göz tansiyonu yüksek olduğu halde gelişmediği için glokom tedavisi uygulanmaktadır.

Yani glokom= göz tansiyonu kavramı doğru değildir.

Glokom tanısı nasıl konur?

  • Glokom tanısı, göz tansiyonu ölçümü, optik sinir muayenesi ve görme alanı testiyle koyulur. Sadece göz tansiyonu ölçmek, glokom tanısı için yeterli değildir.
  • Göz içi basınç ölçümü; hava üfleyerek (airpuff ) ile veya Applanasyon tonometrisi ile ölçülür. Ataköygöz olarak kliniğimizde her iki yöntemle de ölçüm sağlıyoruz.
  • Göz açı muayenesi (gonyoskopi): Bu muayenede ön kamera açısı değerlendirilir. Bu sayede glokom tipi tespit edilir ve tedavi planı yapılır.
  • Görme siniri muayenesi: Görme siniri muayenesi için temel yöntem damlalı gözdibi veya göz arkası muayenesidir. Göz bebekleri damla ile büyütüldükten sonra özel mercekler ile görme sinirindeki değişiklikler değerlendirilir. Tanı ve takip için en önemli muayene şeklidir.
  • Kornea kalınlık ölçümü (pakimetri): Kornea kalınlığı göz içi basıncının gerçek değerini doğrudan etkiler. Kalın kornea göz içi basıncını yüksek, ince kornea ise düşük gösterir. Örneğin, kalın kornealı bir kişide göziçi basıncı yüksek ölçüldüğü halde aslında normal sınırlarda olabilir. Nomogramlara göre ekleme ya da çıkarma yapıp gerçek göz içi basıncı tespit edilir.
  • Görme alanı testi (perimetri): Glokom teşhisinde kullanılan en önemli testtir. Tanı ve hasta takibinde kullanılır. Görme sinirinin fonksiyonu değerlendirilir. Erken dönemde bile bulgu verebilir. Göz içi basıncı normal olduğu halde risk altındaki olguların mutlaka görme alanı testi ile değerlendirilmesi gerekir.

Hastanın takiplerinde göz tansiyonu normal olduğu halde görme alanında kayıp varsa tedavinin düzenlenmesi gereklidir.

  • Retina sinir lifi kalınlık ölçümü: OCT denilen cihazla retina sinir lifi kalınlığı ölçülür. Sinir lifinde incelme glokom hasarının işaretidir.

Glokom nasıl tedavi edilir?

  • Glokom tedavisinde temel prensip göz içi basıncını düşürmektir. Glokom görme sinirinde geri dönüşü olmayan kalıcı hasarlara neden olur. Erken teşhis koyup tedaviye başlamak oluşacak hasarı engeller.

Glokom tedavisinde hastalığın şiddetine göre birçok seçenek bulunmaktadır. Tedavinin adım adım planlanması gerekir.

  • ilaç-damla tedavisi: Glokomda ilk tedavi seçeneğidir. Düzenli damla kullanımı ile glokom hastalarının çoğunda kontrol sağlanır. Glokomun seviyesine göre tek ilaç veya birden fazla ilacı birlikte kullanmak gerekebilir.

Glokom tedavisinde kullanılan damlalar göz içi basıncını düşürüp görme sinirindeki hasarı engeller. Bu damlaların çok sık rastlanmasa da lokal veya sistemik yan etkileri olabilir. Göz kuruluğu, allerji, yanma, batma, göz çevresinde renk değişikliği, kirpiklerde uzama gibi lokal yan etkileri olur.

Sistemik yan etkiler daha nadirdir. Nefes darlığı, çarpıntı, halsizlik gibi şikayetler oluşabilir. Yan etki oluştuğu zaman, ilaç tedavisinin yeniden düzenlenmesi gerekir.

  • Lazer işlemleri:
    • Lazer trabeküloplasti: Ofis şartlarında uygulanır. Ön kamera açısına lazer gönderilerek, sıvının emildiği kanalların açılması sağlanır. Etkinliği genellikle 2 yıldır ve tekrarlanabilir bir işlemdir.
    • Lazer iridotomi: Dar açılı glokomda lazer ışını ile iris üzerinde delik açılır. Bu sayede sıvı akımı tekrar sağlanır.
  • Glokom ameliyatı:
    • Trabekülektomi: Günümüzde glokom cerrahisinde altın standard operasyon yöntemidir. İlaçlar ve lazer işlemleri ile kontrol altına alınamayan glokom olgularında uygulanır. Ön kamera açısından bir parça çıkartılarak yeni bir drenaj yolu oluşturulur. Göz içi basıncında regülasyon sağlar.
    • Glokom tüp ameliyatları: İleri evre glokom olgularında ön kamera açısına kalıcı olarak yerleştirilen özel bir tüp yardımıyla drenaj sağlanır. Günümüzde geliştirilen tüp modelleri son derece başarılı sonuçlar vermektedir.

Göz İçi Basıncı ile Glokomun İlişkisi Nedir?

Gözün içini dolduran ve besleyen göz sıvısına humör aköz denir. Humör aköz sıvısı, silier cisim denilen göz içi yapıda üretilir. Ön kamera açısı denilen bölgedeki kanallar vasıtasıyla dışarı boşaltılır. Yani sürekli bir devir daim vardır.

Bu sıvının üretimi fazla olur veya atılmasında bir sorun olursa sağlıklı döngü bozulur ve göz içi basıncı yükselir. Bu basınç artışı, optik sinire baskı uygular ve sinir liflerinde hasara neden olur. Erken teşhis edilmez ise hasar kalıcıdır ve görme kaybına neden olur.

Glokomun Hangi Tipleri Vardır?

Glokom ön kamera açısının durumuna göre açık açılı veya dar açılı olarak iki tipe ayrılır. Açık açılı glokomda ön kamera açısı açık olduğu halde daha derinlerdeki mikro kanallar tıkalıdır. Dar açılı glokomda ise ön kamera tamamen kapalıdır, hiç emilim olmaz. Çoğu zaman ani gelişir ve şiddetli göz içi basıncı artışına neden olur.

Glokom nasıl ortaya çıktığına bağlı, primer glokom veya sekonder glokom olarak sınıflandırılır. Primer glokom genetik faktörler ve aile öyküsü dışında belli bir sebep olmaksızın göz içi basıncı yükselmesidir. Sekonder glokom ise travma, yandaş göz hastalığı ve geçirilen göz ameliyatları gibi ikincil sebeplerle görülür.

Primer açık açılı glokom en sık görülen tipidir.

Glokom Hakkında Bilmeniz Gerekenler

1.Glokom, göz içi sıvı döngüsünün bozulması sonucu oluşan göz içi basınç yüksekliği nedeniyle oluşur.

2.Glokom erken dönemde belirtisi vermez. Sinsi bir hastalıktır

3.Glokom hastalarında ilk bulgu görme alanında karanlık noktalardır.

4.Glokomda görme sinirinde ortaya çıkan hasar kalıcıdır. Maalesef geri dönüşü yoktur.

5.Glokom için risk faktörleri; yaş, aile öyküsü, Diabet, Hipertansiyon ve ince kornealı miyopidir.

6.Glokomda erken teşhis hayat kurtarır.

7.Risk faktörü olan kişilerin 40 yaş sonrası rutin göz muayenesi yaptırması gereklidir.

Primer Açık Açılı Glokom;

Glokom hastalarının yaklaşık %90’dan fazlası primer açık açılı glokomdur. Bu hastalıkta ön kamera açısı açık olduğu halde, göz içi sıvının emildiği, derinde yerleşik mikro kanallarda tıkanıklık vardır. Bu tıkanıklığın bir sebebi bulunamaz.

Sonuçta, göz içi sıvı yeterince emilemediği için göz içi basıncı yükselir. Bu glokom tipinde ağrı olmaz. Erken dönemde görsel problemler de yaşanmadığı için hastalar, muayeneye gitmez.

Görsel şikayetler ortaya çıktığında ise hasar oluşmuştur ve kalıcıdır. Bu sebeple aile öyküsü ve genetik yatkınlık olan kişilerin rutin göz muayenesi önemlidir.

Normal tansiyonlu Glokom, Göz içi basıncı 21 mmHg ‘a kadar normal kabul edilir. Ancak bazı kişilerin görme siniri, normal sınırlarda kabul edilen minimal artışlara çok duyarlıdır. Yani 21 mmHg altında bir göz içi basıncı bulunsa bile optik sinirde hasar meydana gelir.

Dar Açılı Glokom (veya açı kapanması glokomu);

Bu tip glokomda ön kamera açısı tamamen kapalıdır. Atak şeklinde aniden gelişir ve şiddetli göz içi basıncı artışına sebep olur.

Ağrı, bulantı-kusma, ani görme azalması gibi şikayetlerle acile başvurulur. Göz acillerinden birisidir. Hızlı bir şekilde göz içi basıncının düşürülmesi gerekir. Aksi takdirde körlüğe sebep olur.

Okuler hipertansiyon ve glokom şüphesi nedir?

Oküler hipertansiyon, göz içi basıncının yüksek ölçüldüğü ancak yapılan testlerde optik sinir hasarının bulunmadığı vakalar için tanımlanmıştır.

Glokom şüphesi ise göz içi basıncının yüksek bulunduğu ve testlerde şüpheli bozukluk tespit edilen durumu tarif eder. Glokom şüphesi olan kişilere hemen tedavi başlamaya gerek yoktur. Üçte birinde glokom gelişme ihtimali vardır. Bu yüzden sık aralıklarla muayene ve testler önerilir.

Glokom Riski Altında Olanlar Kimlerdir Ne Yapmaları Gerekir?

Glokom için genetik faktörler ve aile öyküsü en önemli risk faktörüdür. Yüksek miyop ve ince kornealı kişilerde daha fazla görüldüğü kanıtlanmıştır. Hipertansiyon, Diabet, Romatizmal hastalıklar bilinen sebepler arasındadır.

Normal tansiyonlu glokom, tüm glokom hastalarının beşte birini oluşturur. Teşhisi en zor olan gruptur. Damarsal hastalıklarla bağlantısı bilinmektedir. Migren, Raynaud hastalığı, damar sertliği, kalp hastalıkları ile ilişkisi vardır.

Glokomun Belirtileri Nelerdir Hangi Şikâyetlere Yol Açar?

Glokom çok sinsi bir hastalıktır. Erken önemde belirti vermediği için tespiti zordur. Göz içi basıncı gün içerisinde bile değişkenlik gösterebilir. Rutin göz muayenesinde gözden kaçmaması için göz içi basıncın en yüksek olduğu sabah saatleri tercih edilmelidir.

İleri evrede ise görme alanında kayıplar başlar. Görme alanında siyah noktalar oluşur. Giderek kapanır ve yan taraflarda görmenin tamamen kaybolduğu fark edilir. Merkezi görme son ana kadar bozulmaz.

Dar açılı glokomda ise ön kamera açısının ani kapanmasıyla şiddetli ağrı, bulantı-kusma ve ani görme azalması olur.

Glokom Tedavisi Fiyatları

Glokom tedavisi fiyatları hakkında bilgi almak için bizlere hemen ulaşabilirsiniz.

Diğer Tedaviler